TİYANŞAN

Ükücülüğü ve Ülküdaşlığı Tatmak İçin...
 
Anasayfa::.ANASAYFA.::SSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yapBAŞBUĞ

Paylaş | 
 

 8. BÖLÜM

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Gökberk TİYANŞAN
REİS
REİS
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 606
Yaş : 33
NERDEN : İstanbul
KİŞİSEL MESAJ : Konu Ekleyen Ülküdaşlarımıza Teşekkür Etmeyi Unutmayın..!
Kayıt tarihi : 31/07/08

MesajKonu: 8. BÖLÜM   Perş. Mart 05, 2009 3:13 pm

TÜRK BİRLİĞİ FİKRÎNİ GÜDENLERİN ÜLKÜSÜ
1- Önce her türlü insanlık haklarından mahrum
edilmiş bulunan ve işkence ile imhasına çalışan esir
Türklerin neşriyat ve propaganda yolu ile haklarını korumak.
2- Diplomasi yolları ile bunlara her çeşit yardımı
sağlamaya çalışmak.
3- Arada, imkan nisbetinde kültür birliği kurmaya
çalışmak ve bunu kuvvetlendirmek.
4- Esir bulunan Türk yurtlarının ayrı ayrı istiklal kazanarak, hür milletler topluluğu içinde layık oldukları yerleri almalarını sağlamaya çalışmak.
5- Esir bulundukları ülkelerden, mülteci ve muhacir
olarak gelenleri sıcak bir ilgi ile karşılayıp her çeşit kabil
olan yakın hedeflere ulaşmaya çalışmaktan ibaretti. Bundan başka uzak bir hedef olarak da bağımsızlıklarını alacak Türk ülkelerinin ilerde aralarında sağlam bir kültür birliği kurduktan sonra beraberce verecekleri bir kararla,
büyük bir Türk birliği meydana getirmeleri dileği gelmekte idi.
Şimdi bu düşüncelerde, Türk milleti için acaba ne gibi zarar bulunabilir. Kanaatimizce hiç bir zarar bulunamaz. Aksine olarak çok büyük faydalar vardır. Böyle bir ülkü, halkın ve bilhassa gençliğin heyecan ve hız kaynağı olur ve Türkiye'nin kalkınması için daha çok çalışmayı sağlar. Sonra. Ruslar "Panslavizm" islav Birliği, Almanlar Pencermenizm" (Cermen Birliği) Araplar; Arap Birliği, Yahudiler, (siyanizm) Yahudi Birliği, Yunanlılar "Enosis," diye Kıbrısı isliyerek Yunan Birliği peşinde koşarlarken, Bulgarlar, Bulgar Birliği diye Makedonya ve Trakya üzerinde boş iddialarda bulunurken Türklerin 60 milyonluk kendi öz kardeşleri arasında bir birlik kurmak istemeleri neden günah sayılıyor? Her millet için milli bir¬lik kurmak mukaddes bir hak kabul edildiği halde, bu hak neden Türkler için tanınmasın? Hele bu mukaddes hak ve dilek neden Türkiye'de, suç ve cürüm olarak karşılanıyor? Ve neden bu fikrin sahiplen 1944 yılında en ağır hakaretlere ve işkencelere uğratıldı? İnsaniyetçilik ve insan haklarına hürmette kendilerini ön safta göstermeye yeltenmiş olan o meşhur... Türkçülük düşmanları için her çeşit insan haklarından mahrum yaşayan milyonlarca Türk'e insan gibi yaşamak hakkı sağlamağı dilemek, neden cürüm sayılıyor?
Türklerin yaşadığı ve Türk bayrağının şerefle dalgalandığı bu topraklarda kalpleri Türklük için çarpan kimseleri, bir takım bedbahtlar, türlü iftira ve hakaretler tertipleyerek, Moskovaya jurnal eder mahiyette ve kendilerini buna muhalif göstererek Moskoflarm hayrını dileyen kimseler olarak belirten ithamlarla nasıl oluyor da fesat tertip edebiliyorlar?
Fakat bunların hepsi boşuna gayret oldu efendiler! Boşuna gayret. Moskoflara yaranmak mümkün değildir, Ne Türkçüleri ezmeye kalkmakla, ne yüzlerce Türk mültecisini insanlık duygularına ve devletler hukuku kaidelerine aykırı olarak öldürüceklerini bile bile Moskoflara geri vermekle yaranmak kabil olmadı.
Biz Türk birliği ülküsünü yine şanlı bir bayrak gibi göklere yükselterek taşıyoruz. Bu ülkü her zamandan ziyade, bugün Türk milleti tarafından daha önemle anlaşılmaktadır. Moskoflarla çarpışmamız kaçınılmaz bir kaderdir. Onların doymak bilmez hırsları, kendi başlarını yiyecektir. Çünkü biz Türklüğün ezeli ve ebedi hakları için döğüşeceğiz. Çünkü biz "YA İSTİKLAL YA ÖLÜM" parolası ile çarpışacağız...

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://tiyansan.hareketforum.com
 
8. BÖLÜM
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TİYANŞAN :: ÜLKÜCÜ HAREKET :: ÜLKÜCÜ HAREKET :: ÜLKÜCÜLÜK-
Buraya geçin: